Salonantık Talks / Rezzan Benardete

images

2 Aralık 2017

Salonantik Talks serisinin ikinci röportajını Rezzan Benardete ile gerçekleştirdik. Maçka'daki tasarım mağazası RB Living kurucusu Rezzan Benardete ile sanat, tasarım ve antikalar üzerine görüşlerini konuştuk.
Röportaj: Zeynep ŞEN
Video: Zeynep TOR

 

Salonantik olarak, söyleşiye başlamadan önce antika denince Türkiye’de belki de akla gelen ilk isimlerdendi anneniz Monik Hanım (nur içinde yatsın). Sizin tasarıma ve sanata olan ilginizin genlerden geldiğini düşünür müsünüz?

Çok teşekkürler. Sanırım annemin çok büyük bir etkisi var. Bu annem ve annemin de ailesinden gelen bir gelenek olabilir. Biraz fazla kalabalık bir evde doğduğum söylenebilir. Fakat annem sadece bir ön ayak, ondan bir göz güzelliği aldığımı düşünüyorum. Şu an kesinlikle çağdaş sanattan hoşlanıyorum. Genç, yetenekli sanatçıları bulmaktan çok büyük keyif alıyorum.

RB Living olarak verdiğiniz hizmetlerden bahseder misiniz?

RB Living aslında bizim çatımızın ismi. RB Living bir mimari danışmanlık ofisi, tasarım ofisi. Aynı zamanda Maçka’da bir dükkan. Bu dükkan da “iç mekan tasarımı yaptığımız mekanları nasıl yapardım”ın küçük bir dünyası. Burası geleneksel bir dükkanın dışında daha bir galeri havasında bir yer. Sanat eserleri, antikalar, modern mobilyalar, aksesuarlar... Aynı zamanda ortağım Banu Bora Mumcu’yla beraber kurduğumuz “In the Mood for Love” kıyafet markasının da ana dükkanı.

Bugüne kadar yaptığınız projelerden sizi en çok zorlayan ve mutlu eden proje hangisiydi?
Çok rahat söyleyebilirim ki bugüne kadar bütün müşterilerimden – tabii ki zor zamanlarımız olmuştur ama sonuç hep güzel olduğunda bütün yorgunluklar unutuluyor – beni en zorlayan proje kendi evimi yapmam oldu. Eminim bundan sonra yaptığım projelerde halen listenin başında en zoru olacaktır. En keyifli ise geçen sene ilkbaharda yaptığım çok sevdiğim bir arkadaşımın evi oldu ki kesinlikle zevkine çok güvendiğim biri. Ve bütün detayları, bütün seçimleri bana bıraktığı için sonucu sanki kendime bir proje yapar gibi oldu ve kendisi de çok memnun kaldı. Bu benim için son zamanlarda yaptığım en keyifli işlerden biriydi.

Yaptığınız dekorasyonlarda antika ya da dönem mobilyası kullanır mısınız?

Kesinlikle bir döneme bağlı kalmaktan hoşlanmıyorum. Ev sahiplerinin, müşterilerimin birikimlerini, zamanlan oluşturdukları koleksiyonları fonksiyonel bir şekilde kullanma taraftarıyım. O yüzden kesinlikle antika kullanırım veya kullanmam diye bir çizgim yok. Onların zevklerini daha fonksiyonel bir ortamda görmelerine, kullanmalarına ve gündelik hayata geçirmelerine yardımcı olmaya çalışıyorum.

İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, Art Deco İngilizlerin en sevdiği dekorasyon dönemiymiş. Bizim ülkemizde de son zamanlarda dönem mobilyalarına ilgi artıyor. Dekorasyonda sizin favoriniz hangisi? Klasik Fransız antikaları, Art Deco, Art Nouveau ya da çağdaş tasarımlar mı yoksa eklektik bir tarz mı?

Doğruyu söylemek gerekirse ben eklektik -contemporary chic tarzını daha çok uygulasam da göz zevkime kesinlikle Art Deco ve Bauhaus dönemi daha cazip geliyor. Ama bunu uygulamak için dış mimarinin de çok uygun olması lazım. Türkiye’de maalesef yaptığımız evler daha eklektik-chic, daha gündemle, güncel mobilyalarlan karıştırmaya elverişli olduğundan çok sevdiğim dönemleri çok az kullanabilme şansım oluyor.

Yurt içinde ve yurt dışında muhakkak katıldığınız antika, dekorasyon veya çağdaş sanat fuarı var mı? Favoriniz hangileri?

Londra’daki PAD Fuarı herhalde şu ana kadarki favori fuarım çünkü kesinlikle hem Bauhaus, hem Art Deco, hem Fransız eski dönemlerine ait her parçayla çok modern bir çadırın içinde, çok modern mobilyalarla beraber aksesuarların sergilendiği bir fuar. Kesinlikle mobilya sevenler için tavsiye ederim.

Antika veya Vintage parçalar alırken genelde yurtiçi yurtdışı nerelerden alış veriş yaparsınız? (Horhor, Çukurcuma, Kadıköy, Üsküdar antikacıları, Paris veya Londra?)

Özellikle kesin bir adresim yok fakat sokakta gördüğüm her şey benim için anlam ifade ediyor. Yani para olarak çok pahalı olması antika olduğunu gerektirmiyor, o yüzden benim için seyehatlerde gördüğüm veya gündelik hayatta, sokakta gördüğüm her şey bir anlam ifade ediyor. Fakat çok özellikle bir yer söylememi isterseniz, Fransa’nın köylerinde çok güzel çarşılar,bit pazarları oluyor. Orada gördüğüm şeyler her zaman tartışılmaz en güzel parçalar oluyor.

Peki bu pazarlar ve çarşılar haricinde sıklıkla gittiğiniz ve çalıştığınız galeriler, fuarlar ya da müzaye evleri var mı?

Tabii ki de bütün müzayede evlerinin kataloglarını bilinçli bir şekilde araştırıp takip ediyorum. Fakat daha çok kendim araştırıp bir yerlerde müzayedeye daha gelmeden bulmak daha hoşuma gidiyor. Bütün sanat fuarlarını fiziksel olarak gidemesem de dosyalarına hakim olup çalışmaya özen gösteriyorum. Daha çok dediğim gibi çağdaş sanattan hoşlandığım için özellike İstanbul’daki Bienal, Contemporary İstanbul, Hong Kong, Art Basel... Bunlar merceğimin altında olan fuarlar.

Antika veya sanat eseri alımı konusunda online alışverişle aranız nasıl? Online müzayedeler? Eğer evetse, favori siteleriniz hangileri?

Online olarak 1st dibs’den kesinlikle çok büyük haz aldığımı söyleyebilirim. Bütün dönemlere ait parçalar karşılaştırmalı fiyatlarlan mevcut. Bir nevi bir ansiklopedi gibi. Alışveriş kısmına gelince de elimle dokunup almaktan daha çok hoşlandığımı söyleyebilirim.

Kendiniz için aldığınız ilk eseri hatırlıyor musunuz? Bu eseri nereden almıştınız?

Kesinlikle. Tayfun Erdoğmuş’un atölyesine Galeri Nev’in sahibi Haldun Bey’len gitmiştik. Sanıyorum sene 2005. Çok heyecanlı ve çok keyifli bir gündü.

Peki kendiniz için en son hangi eseri satın aldınız? Nereden almıştınız?

Sanırım Contemporary Istanbul’dan İnci Furni’ye ait çok retro bir eser aldım.

Türk ya da yabancı herhangi bir sanatçının bir eserini alabilecek olsaydınız kimin eserini almak isterdiniz?

Tekrar altını çizerek söylüyorum; Bauhaus Dönemi beni çok etkilediği için çok güzel bir Calder heykelimin olmasını isterdim.

Yapılan bir araştırmaya göre, sanat severlerin %57’si instagramı sanatla ilgili olaylarda aktif olarak kullanıyor. Sizin en sık kullandığınız sosyal medya aracı nedir? (instagram, twitter, facebook?) Sanat ve dekorasyonla ilgili takip etmekten keyif aldığınız hesaplar hangileri?

Kesinlikle Instagram’ın ben de kullanıyorum. Instagram’da bütün tasarım dergilerinin, tasarım galerilerinin, sanat fuarlarının hesapları var. Yani birkaç tane ismini söylemeklen yetmez. Hepsi ayrı ayrı birbirinden kullanışlı ve güzel.

İstanbul’da antika veya sanat koleksiyonlarını en çok beğendiğiniz müze veya galeriler neler?

Antika bazında Pera Müzesi’nin koleksiyonunu çok beğeniyorum. Koç Ailesi’nin bence bu konuda çok güzel, içten, hiçbir şekilde ticari anlam yüklemeden bir çizgisi var. Aynı zamanda tekrar Koç ailesine ait Sadberk Hanım Müzesi’ni çok beğeniyorum. Bunlar tabi antika ve yaşanmışlığı olan eserler. Çukurcuma, Üsküdar çarşıları, Horhor her zaman bir müzayedede olmayan, sizin de illa pahalı diye korktuğunuz, almaktan çekineceğiniz parçaları bulabileceğiniz bir yer.

Son olarak, bildiğiniz gibi Salonantik olarak iki yıllık bir çalışma sonucu “İstanbul Antika Sanat Müzayede Rehberi” yayımladık. Bununla ilgili yorumlarınızı alabilir miyiz? Önümüzdeki sayımızda neler görmek istersiniz?

Şu ana kadar yayınladığınız ve paylaştığınız kataloğu keyifle okuyup takip ediyorum. Aynı şekilde ve aynı kalitede devam etmesini ve bütün güzel dileklerimi diliyorum.

Güncel Öne Çıkanlar

  • SALONANTIK TALKS / MUSTAFA TAVİLOĞLU
    Salonantik Talks serisinin sıradaki röportajını önde gelen perakende mağazası Mudo'ların kurucusu, Türkiye'de sanatın en önemli destekçilerinden Mustafa Taviloğlu ile gerçekleştirdik.  Röportaj: Zeynep ŞEN Video: Zeynep TOR
    16 Aralık 2017
  • İRAN’IN İLK KADIN SANATÇI MÜZESİ
    İran’ın ilk kadın sanatçı müzesi 93 yaşındaki Monir Shahroudy Farmanfarmaian’nın onuruna ilk sergisini açtı.
    15 Aralık 2017